
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 5318 , Yorum : 79
Bir eşcinsel spor arabasıyla yolda giderken bir kavşağa gelir.
Karşı yoldan hızla gelmekte olan bir kamyon arabasına çarpar, çarpmakla da kalmaz arabanın ön kısmını tamamen parçalar. Eşcinsel arabadan iner ve sinirli bir biçimde kamyon şöförüne çıkışır;
- ''Arabamı mahvettin farkında mısın, senin suçun. Bunu ödeyeceksin''.
Kamyon şöförü umursamaz ve kaba bir biçimde yanıt verir;
- ''*ikimi ye''...
Eşcinsel yanıtlar;
- ''Hayır hayır, böyle tatlı sözlerle beni kandıramazsın. Ben arabamın tamir parasını istiyorum''...
Plajın bol adaleli yakışıklısı, bir sabah duştan çıkmış hayran hayran kendisini seyrederken bir bakmış ki, tüm vücudu güneş yanığı yalnız orası süt beyazı. İçine sinmemiş onu da yakacak doğru plaja gitmiş, güneş doğarken soyunmuş tamamen kendini kuma gömmüş. Her yer kumun altında orası dışarda...
İki ihtiyar hanımefendi, sabah yürüyüşüne çıkmışlar erken ellerinde baston birden kumdan dışarı çıkmış şeyi görmüşler biri etrafından dolaşmış bastonu ile orasına burasına dokunmuş sonrada arkadasına dönmüş...
- ''Dünyanın adaleti yok'' demiş.
- ''Nasıl yani'' demiş öteki.
- ''Nasıl olacak'' demiş yaşlı kadın.
- ''Bak şimdi bu nesne varya bu nesne 10 yaşımdayken merak ettim, 20 yaşımdayken tanıştım, 30 yaşımda hoşlanmaya başladım, 40 yaşımda
peşine düştüm, 50 yaşımda satın alır oldum, 60 yaşımda bulmak için adaklar adadım, 70 yaşımda unuttum''...
bastonu ile dokunarak bir daha işaret etmiş:
- ''Şimdi 80 yaşındayım, bu allahın belası şey kumda bile yetişmeye başlamış ama benim eğilip dokunacak halim bile yok''.
Miami'de üstü açık spor arabasıyla gezen sarışın afet'i trafik polisi durdurur.
- ''Hanımefendi ehliyetinizi görebilirmiyim?''.
- ''Nedir o?''
- ''Hani araç kullanırken yanınızda taşımanız gereken belge, kredi kartı boyutlarında ve üzerinde resminiz olur''.
Sarışın bayan çantasını aracın koltuğuna boşaltır ve ehliyeti bulur ve memura uzatır.
- ''Hanımefendi ruhsatı görebilirmiyim?''.
- ''O'da ne?''.
- ''Tabiri caiz ise aracınızın kimlik kartı. Genelde torpido gözünde bulunur''.
Bayan torpido gözünü bulur ruhsatı uzatır.
Trafik polisi evrakları alıp aracına biner ve merkezle telsiz bağlantısı kurar. Merkezdeki görevli memur aracı kullanan sarışın'mı'' diye sorar.
- ''Evet''.
- ''Peki süper bir mini eteği varmı?''.
- ''Evet''.
- ''Göğüsleri gömleğinden taşıyor'mu?''.
- ''Evet''.
- ''O zaman sen ona doğru yaklaş ve fermuarını indir''.
Polis memuru merkezdeki arkadaşına bağırarak böyle birşey yapamayacağını söyler ama ısrarlara fazla dayanamaz. Sarışın bayanın yanına yaklaşıp fermuarını indirir. sarışın bayan çok şaşırır.
- ''YİNE'Mİ ALKOL MUAYENESİ!''...
Adamın biri bir aydır tatilde yalnız başına bıraktığı karısını hafta sonu nedeniyle ziyarete gitmişti. Karısı kendisini otogarda karşılayıp boynuna atladı.
- ''Ah sevgilim, bilsen seni ne kadar özlemişim... gelmene öyle mutlu oldum'ki''.
Akşam yemekten sonra karıkoca oteldeki odalarına çekildiler. Kapıyı kapatır kapatmaz öpüşüp koklaşmaya, tatlı sözler mırıldanmaya başladılar.
Fakat tam bu sırada komşu odadan bir tekme duvara indi. Ardından öfkeli bir ses gürledi;
- ''Yeter yahu... Her geceki gibi gene başlamayın... bırakın'da hiç olmazsa bu gece uyuyalım bari''...
Adam New York'ta lüks bir randevu evinin kapısını çalar;
- ''Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum''.
- ''Bir dakika efendim''.
Adamı içeri alırlar. Bir süre sonra çok güzel bir kadın merdivenlerden iner;
- ''Beni aramışsınız''.
- ''Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum''.
- ''Tamam ama benim tarifem biraz pahalıdır. Geceliği bin dolar''.
- ''Parası önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum''.
Beraberce yukarı çıkarlar. Geceyi birlikte geçirirler. Ertesi gün adam yine randevu evine gelir.
- ''Samantha ile görüşmek istiyorum''.
- ''Beyefendi başka kızlarımız'da var''.
- ''Umurumda değil, Samantha ile görüşeceğim''.
Samantha gelir;
- ''Yine'mi sen!''.
- ''Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum''.
- ''Yalnız fiyatımı hatırlıyorsun değil'mi? Bin dolar''.
- ''Hiç önemli değil. Ben geceyi seninle geçireceğim''.
Birlikte yukarı çıkarlar, o geceyi de beraber geçirirler.
Ertesi gün, aynı adam, aynı randevu evi;
- ''Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum''.
Samantha aşağı iner;
- ''Tanrım, yine'mi! Bak, devamlı müşterilere indirim falan yapmıyorum. Fiyatım aynı, bin dolar''.
- ''Önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum''.
Yine yukarı çıkarlar. İşlerini bitirdikten sonra;
- ''Benden bu kadar hoşlanman çok güzel ama anlayamıyorum''.
Üç gece üstüste bana bin dolar ödedin. Nerelisin sen?''.
- ''Tel Aviv''.
- ''Tel Aviv'mi? Benim kızkardeşim'de Tel Aviv'de yaşıyor''.
- ''Biliyorum, sana getirmem için bana üç bin dolar verdi''...
Kocanızın da doğumda bulunmasını istermisiniz.
Kadın:
- "Kocam yok malesef.."
- "Peki erkek arkadaşınız..?"
- "Erkek arkadaşımda yok.."
- "Eee peki bu işe ortak olan şahıs.?"
- "Üzgünüm kimseye bağlı değilim ve yanlız olacağım.."
Doğum gerçekleşir ve ebe kadının yanına gelir.
- "Tebrik ederim çok sağlıklı bir kızınız oldu.."
- "Oh ne kadar mutluyum onu görebilirmiyim..?"
- "Elbette ama görmeden önce bilmeniz gereken bir şey var.."
- "Nedir lütfen söyleyin..?"
- "Eeee bebeğinizin teni biraz koyu açıkcası bebeğiniz bir zenci..?"
- "Ahh evet eşim ve işim yoktu. Üstelik gidecek yerim de yoktu, çok kötü durumdaydım o yüzden bir porno filmde oynamayi kabul etmek zorunda kaldım. Başroldeki erkek zenciydi.."
- "Ah anlıyorum tabii beni ilgilendirmez. Lütfen kusura bakmayın. Bir nokta daha var."
- "Evet lütfen söyleyin başka birşey mi..?"
- "Şeyy. Bebeğin çok güzel lepiska gibi sarışın saçları da var.."
- "Bakın gerçekten çok zor günlerdi. Filmde tek erkek yoktu. Bir tane de İsveçli erkek vardı.."
- "Pardon pardon. Gerçekten özür dilerim ben bilmek istersiniz diye düşünmüştüm. Bu soruları sormak istemezdim. Neyse ama."
- "Başka ne var lütfen açık konuşun çekinmeyin"
- "Pekala. Siz istediniz. Bebeğin gözleride çekik."
- "Hayat bana hiç acımadı. Film deki diğer erkek de Çinliydi Ne yapabilirdim ki?"
- "Umarım beni bağışlarsınız üstüme vazife olmayan şeylere karışıyorum. İsterseniz artık bebeği görebilirsiniz.."
Beraber bebeğin yanına giderler. Kadın mışıl mışıl uyumakta olan bebeğin poposuna bir şaplak indirir. Bebek ağlamaya başlar..
- "Neden vurdunuz..?"
- "Ohhhh! neyseki normal ağlıyor. Havlayacak diye ödüm koptu..!!"
Evli çift, seks zamanlarını bir türlü düzene sokamamışlar. Çocuklarından dolayıda, canları isteyince söyleyemiyorlarmış. Gizli bir haberleşme yöntemi bulmak için karar vermişler. Bu arada kadın seks konusunda daha isteksiz, erkek ise sürekli ister konumdaymış. Kadın söze başlamış :
- Eğer o gün saçlarım sağdan sola taranmışsa anlaki canım hiç istemiyor, hiç boşuna yaklaşma, eğer o gün saçlarım soldan sağa taranmış ise canım yine istemiyor yine sen bana hiç yaklaşma, ama eğer saçlarımı at kuyruğu yapmışsam o zaman belki birşeyler olabilir.. Erkek sükunetle dinledikten sonra;
- ''Bak hanım, eğer o akşam bir duble rakı içmişsem canım istiyor demektir, eğer iki duble rakı içmişsem anlaki canım çok istiyor demektir, ama eğer üç duble rakı içmişsem saçına başına bakmam *ikerim''...
Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca ne yaparsa yapsın karısının ilğisini çekmeyi başaramıyormuş. En sonunda çareyi karısını bir psikoloğa götürmekte bulmuş. Psikoloğ genç ve güzel kadını problemini çözmek için;
- ''Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor'' demiş.
Kadıncağız başlamış anlatmaya;
- ''Sabahları işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda para bulunmadığından şöför bayan ya parayı ödersiniz ya da diyor Mecbur kaldığım için ya da'yı seçiyorum. Durum böyle olunca işe geç kalıyorum tabii Patronu kapıda kaşlarını çatmış beni beklerken buluyorum, Patron ise böyle geç gelmeye devam edersen seni işten atarım ya da diyor. Yine ya da'yı tercih etmek zorunda kalıyorum. Akşam eve yorğun arğın geldiğimde ev sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi belirterek ya kirayı hemen ödersiniz ya da diyor. Eee, haliyle yada'yı tercih ediyorum. Kocam eve geldiğinde'de o işi yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz''.
Psikoloğ kadına bakıyor;
- ''Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim
ya da''...
Adamın biri berberin kapısını aralamış ve;
- Saçımı ne zaman kestirebilirim. diye sormuş.
Berber sırada bekleyen insanlara bakarak;
- İki saat kadar sürebilir. demiş.
Daha sonra adam dışarıya çıkıp koşmaya başlamış.
Birkaç gün sonra aynı adam kapıyı aralayıp tekrar sorar;
- Ne zaman saçımı kestirebilirim.
Berber etrafına bakar ve sıra çok uzun olduğundan;
- İki saat kadar sürebilir. der.
Bir hafta sonra aynı adam gelerek yine aynı soruyu sormuş ve bereber kalabalık olduğundan dolayı yine iki saat sonra diye cevap vermiş. Berber bu olaylar üzerine çok meraklanmış ve berberde oturan bir arkadaşına onu takip etmesini söylemiş. Bir müddet sonra arkadaşı gülerek gemiş.
Berber merakla sormuş;
- Adam nereye koşuyor.
- Senin evine.
Yine yeni evli bir çift balayını geçirecekleri yere tren ile
gidiyormuş. Yataklı vağonu son anda bilet alan yaşlı bir adamla
paylaşmak zorunda kalmışlar. Gece üst ranzada çift sevişmeye başlamış. Erkek gidip gelirken;
- "Oğlumuz olursa adı Abdurrahman olsun.. Oğlumuz olursa adı
Abdurrahman olsun"... diye inliyormuş.
Derken bir kazadır olmuş, tren raydan çıkıp devrilmiş. Bunlar da vağonun içinde sağa sola dağılmışlar. Kadın düştüğü yerden kalkıp telaşla yaşlı adama sormuş;
- "Kocamı gördünüz'mü?".
Yaşlı adam ekşimiş bir suratla olduğu yerden doğrulmuş, tıksıntıyla
alnını silip;
- "Kocanızı bilmem ama sizin Abrurrahman burda!"...
Bir kadın evlilik yaşına gelmiş üç kızını da evlendirir. Ertesi gün gerdek gecelerinin nasıl geçtiğini merak eder. Bu merakını yenmek için önce büyük kızını arar ve sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, More sigarası gibiydi''.
Annesi bir şey anlamaz ve hemen More sigara fabrikasını arayarak, ürettikleri sigaranın özelliklerini sorar. Görevli, bu sigaraların en önemli özelliğinin ince ve uzun olduğunu söyler.
Birkaç saat sonra da ortanca kızını arar ve aynı soruyu sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, Fruko gazozu şişesi gibiydi''.
Annesi gene bir şey anlamaz ve hemen gazoz fabrikasını arayarak, gazoz şişelerinin özelliğini sorar. Görevli, bu şişelerin ağız kısımlarının dar, alt kısımlarının da kalın olduğunu söyler.
Küçük kızdan günlerce haber alamayınca meraklanan anne, dayanamayarak ona da telefon edip aynı soruyu sorar;
- ''Nasıldı kızım?''.
- ''Anneciğim, Lufthansa uçakları gibiydi''.
Bundan da bir şey anlamayan anne, hemen Lufthansa şirketini arar ve görevliye;
- ''Sizin uçaklarınızın özelliği nedir?''.
Görevli;
- ''Tabi hanımefendi, hemen söyleyeyim, uçaklarımızın en önemli özelliği her beş dakikada bir inip kalkmalarıdır''...
Adamın biri, o gün evine normal zamanından oldukça erken bir saatte dönmüştü. Kötü bir durumla karşılaştı. Karısı şeffaf bir gecelik içinde, bütün vücudu meydandaydı. Onun yanında da, kocanın geldiğini işittiğinden çabuk elbiselerini giydiği belli olan genç bir adam ayakta duruyordu. Ama genç adam soğukkanlılığını kaybetmedi.Genç kadının bileğini tuttu :
-Merak edilecek bir şeyiniz yok madem, dedi. Biraz vitamin, biraz trankilizanla bir şeyiniz kalmaz.
Genç kadın, inler gibi bir sesle :
-Dur, dedi. Yeni tanıştığımızdan, kocamın doktor olduğunu sana söylemeye vakit bulamamıştım!...
Yeni damat düğün gecesinin ertesi sabahı kalkar ve göğsünü yumruklayarak gururla bağırır:
- ''Doksan kilo dinamit bu, dinamit''.
Genç kadın, kocasını süzerek;
- ''Doksan kilo dinamit ama, sadece beş santim fitille''.
Silah meraklısı bir adam, silah satılan bir dükkana girer. İncelediği tüfekle köşeye doğru nişan alır. Bunu gören tezgahtar hemen atılır;
- ''Lütfen yapmayınız. Dün bir müşteri ateş etti. Kurşun sekreterin bacakları arasına isabet etti''.
Müşteri hayretle sorar;
- ''Sekreter yaralandı değil'mi?''.
Tezgahtar;
- ''Hayır, ama satış müdürünün dünden beri orta parmağı yok''.
Yeni gelin ve damat balayına çıkıyorlarmış. Gelin valizini hazırlarken anneside yardımcı oluyormuş. Gelin annesinden mor geceliğini ütüleyip valize koymasını istemiş. Neyse tüm hazırlıklardan sonra çift balayını geçirecekleri otele gelmişler. İkiside çok heyecanlılar. Aralarında bir anlaşma yaparak tamamen soyunana kadar birbirlerine arkaları dönük bir şekilde, birbirlerine bakmadan hazırlanacaklardır. Neyse soyunurlar, bu arada gelin mor geceliğini çıkartmak üzere valizini açar ve bir çığlık atar;
- ''hii mor ve buruşuk''.
oradan bir ses;
- ''hani birbirimize bakmayacaktık''...
İntihara Teşebbüs
Değer Bilmek
Sarışın Erkek
Her yerim ağrıyor
Yardım Edin
Uzay Yakıtı
üç mühendis yolda kalınca
Kedilerin sırrı
Mühendis işletmeci farkı
mokoko
ESRARKEŞ
Vampir Zevki
Azıtıyorsun
Polis Olmak
Sayısını hatırlasam
El öpme
UÇAK YOLCULUĞU
Delikanlı türk
ASD
this is arabic teknoloji
Başçavuş, Kaymakam ve Köylü
Her Başarılı Erkeğin Ardında
Deyyus Demirel
Paşa Zeki Müren
PARASIYLA DEĞİL Mİ ..?
KADIN ŞÖFÖR NASIL ANLAŞILIR ..?
BİR DELİNİN MAL BEYANI ..!
İDEAL ERKEĞİM NASIL BİRİ ..?
Tanrı'ya dava açtı
25. Yüzyıl Türk Uyarı Levhaları.
Şeffaf Transparan Etekler
Konforlu Salıncak
Domino Taşı Dizmek
Kadın Etkilemenin Ucuz Yolu
Komik Posta Kutusu