
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 5318 , Yorum : 79
YAŞINA GÖRE ERKEK
20 yaşında erkek FİAT gibidir. Küçük ama hızlı.
20-30 yaş arasında PORSHE gibidir. Hızlı ve konforlu.
30-40 arası erkek VOLVO gibidir. Biraz sıkıcı ama teknik olarak mükemmel.
40-50 arası erkek OPEL gibidir. Yapabileceğinden fazlasını vaat eder.
50-60 arasında ise eski bir FORD gibidir. Harekete geçirmek için karbüratöre biraz alkol koymak gerekir.
Genç köy delikanlısını evlendirip askere yollamışlar. Bir yanda hasret, diğer yanda merak.. Eşinin hamile olup olmadığını bilmek ister. Ancak o tarihlerde eşine mektup yazması ayıplanacağından düşünür: “babama mektup yazınca merakımı bir şekilde sorarım” diye.. Sonunda babasına yazdığı mektupta, anama selam eder ellerinden öperim. Muhtara selam, ebeme selam, köy ahalisine selam. Beni soracak olursanız iyiyim, hasretle ellerinizden öperim. Diye mektubu tamamlar, altada şu dörtlüğü ihmal etmez: Yürü güzel mektubum yürü!! Bizim köye varda gel!! Bir idik iki olduk Üç olduk mu, sor da gel!!
Fizik sınavında sorulan soruları bilmeyen Erol, boş kâğıt vermenin öğretmene hakaret olduğunu düşünerek şu dörtlüğü yazar ve öğretmene teslim eder: Yürü boş kağıdım yürü!! Hocanın yanına varda gel!! İki zayıfım var idi, Üç oldu mu, sorda gel!!
Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı... Riviera kıyısında küçük bir kasaba, kasabada yaz sezonu. Ancak yağmur yağıyor yani kasaba bomboş. Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar. Şans eseri bir otele, zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor. *Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor. *Market sahibi 100$ kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. *Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor. *Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor.... Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100$ parasını alarak kasabayı terk ediyor.
Bu banyoya girmek biraz cesaret gerektirmiyor mu sizce de! Banyo kapısını açıyorsunuz ve bu resmi görüp geri kaçmayacak kaç kişi çıkar acaba :)

Kocasının ölümünden 6 hafta sonra kadın, arkadaşlarıyla buluşur. Dul Kadın başlar anlatmaya: - Kocam bana 3 zarf bıraktı. Birincisinde 1.000.Euro vardı. İçlerinden biri: - Ne için? - Zarfın üstünde “Mezar Çiçekleri İçin” yazıyordu. İkinci zarftada 2.000.Euro vardı. - O ne içindi? - Bu zarfın üstünde “Güzel Bir Tabut İçin” yazıyordu. - Eşin çok iyi düşünmüş ama. Pardon, 3.üncü zarfta ne vardı?
Küçük bir kasaba da; caminin tam karşısında, arsa sahibi arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlar. İmam ve cemaat buna şiddetle karşı çıkar. Ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal yoldan karşı çıkamazlar.Tüm cemaat tek yapabildiği şeyi, imamın öncülüğünde, açılacak bu genelev için her gün beddua eder İnşaat ilerler ve açılışa birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu yerle bir olur. Cemaat bu olaydan duydukları memnuniyeti saklama gereği bile görmez..Ancak genelev sahibi, cami imamı ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açar. Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz ederler. Bu olayın kendi dualarından dolayı olabileceği iddiasını da asla kabul etmezler.
Y aşlı adam ölüm döşeğindeydi. Artik son dakikalarını yaşıyordu... O da ne!! Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu aldı, en sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusuydu... Birden gözleri aralandı, kendini ayağa kalkacak kadar güçlü hissetti... İnanılır gibi değildi kurabiyelerin kokusu.. Her an öleceği beklenen adam ayağa kalkmıştı. Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü... Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil yaşama yeniden yaklaşıyor gibi heyecanlıydı. . Sonunda mutfak kapısına kadar geldi... İşte masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam karşısında duruyordu...
Karımla 5 yıldızlı resort hotelin kumsalında güneşlenirken canım sigara çekti. Odamıza, paketi almaya gittim, genç görevli bir kadın odamızı topluyordu.. Sigara paketini dolaptan aldım, mini bardan da 2 adet soğuk bira kaptım.. Otelin kurallarını bilmediğim için, tam odamdan çıkarken de sordum: — Kumsalda bira içebilir miyiz? Görevli kız yerinden doğrulurken: - Tabii neden olmasın?!! Ama müsaade et de önce şuraları bir toparlayım!
Çevresinde katı kurallarıyla tanınan bir aile, 30 yaşına gelmiş oğullarını evlendirmek için bir çöpçatanla anlaşır. Ondan oğullarına iyi bir eş bulmasını isterler.Öyleki çöpçatana istedikleri gelinden beklentileri konusunda uzunca bir liste bile verirler. İki hafta geçmeden çöpçatan, aileye çok iyi bir kız bulduğunu müjdeler: — Tam oğlunuza göre… Mutlu bir yuva kurar, duaların çoğunu ezbere okur, harika yemek yapar, çocukları çok sever, çok çocuk sahibi olmak ister ve en iyisi de gerçekten bir içim su yani çok güzel !! vs. vs… Bunları duyan aile çok memnun olur. Hemen tatlı bir telaş başlar, düğün dernek hazırlıklarını dahi kararlaştırırlar. Çok kısa sürede ilerleyen bu gelişmelerden kuşkulanan, duraksayan damat adayı, çöpçatanın kulağına doğru eğilir: — Peki, yatakta nasıl acaba? — Valla! Kimisi iyi diyooor, kimisi kötü!
Kadın, ergenlik çağına giren kızını yanına almış, aklınca yaşamdaki tehlikelere karşı uyaracak: - Tanımadığın bir adam gözünün içine bakıp gülerse, sakın sen de gülme!! Kızı: - Ya gülersem!! - O zaman sakın konuşma!! - Konuşursam.... - İşi ilerletmesine, elini tutmasına izin verme!! - Verirsem... - En azından bir hediye vermeye kalktığında alma!! - Alırsam... - Sakın tenha bir yere gitme!! - Gidersem.. - Asla kendini öptürme!! - Öperse... - Elbiseni çıkartma!! - Çıkartırsa... - Bari çamaşırlarına dokundurma!! - Dokunursa... Çileden çıkan anne, kapıyı çekip giderken söylenmiş: - Ben sana daha ne diyeyim be kızım... Zevk almaya bak!!
Yavru tavşan, yuvasından ilk kez çıkar ve çevreyi tanımak için ormanda dolaşmaya başlar. Karşılaştığı ilk hayvana kendini tanıtır: — Merhaba kardeş!! Ben tavşan, sen kimsin? Karşısındaki hayvan: — Bende katır. Tavşanın kafası karışır: — Nasıl yani? Katır: — Benim annem at, babam da eşek. Onlar birlikte olmuşlar sonra da ben doğmuşum. Şaşıran Tavşan yolunu sürdürür. Karşılaştığı başka bir hayvana da: — Merhaba kardeş! Ben tavşan, sen kimsin? Hayvan: — Ben mi? Ben kurtköpeği. Tavşan yine şaşırır: — Nasıl yani? Kurtköpeği: — Benim annem köpek, babamda kurt onlar birlikte olmuşlar sonra da ben doğmuşum. Hepten şaşkına dönen tavşan yolunu sürdürürken, karşılaştığı başka bir hayvana kendini tanıtınca. Hayvan: — Ben mi? Ben Devekuşu.
Çok eski kutsal bir inanca göre; Havva anamız, Âdem babamızın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Dünyada Âdem babamızla, Havva anamızdan başka kimseciklerin olmadığı bu zamanların bir akşamıdır. Çok gergin olduğu her halinden belli Havva anamız, söylenmeye başlar: — Bu akşam çok geç geldin, söyle bakalım kiminle beraberdin? Âdem babamız: — Deli misin sen be kadın!! Kimle beraber olabilirim ki! Sen ve benden başka kimse var mı bu dünyada? Ancak Havva anamızı yatıştırmaya, rahatlamaya yetmemiş olacak ki bu sözler, gece olup, Âdem babamız derin uykusuna dalınca, ayaklarının ucuna basa basa yanına gelmiş ve parmaklarıyla kaburga kemiklerini başlamış saymaya, hem de birkaç kez.
Temel ile Dursun gece yarısı yolda yürüyorlarmış. Ne var bunda yürüsünler diyebilirsiniz. Ama bu Temel çırılçıplak, Dursun ise donlu. Bir eliyle önünü diğeriyle de arkasını kapatmaya çalışan Temel, Dursun"a dönmüş: — Ula Tursun!! Pen senun neyini seviyom piliy misun? Dursun: — Neyimu daa?
Âlimlerden biri nehir kenarında namaza durmuş, farzını yerine getirirken, yolu oralara düşen mecnun alim zatın önünden geçer Adam öfkesini yenemez ve namazını bozar: — Bre melun!! Görmez misin ki namaza duruyorum, ne diye önümden geçersin? Hiddetli sesle kendine gelen Mecnun, baka kalır, sonra da:
İntihara Teşebbüs
Değer Bilmek
Sarışın Erkek
Her yerim ağrıyor
Yardım Edin
Uzay Yakıtı
üç mühendis yolda kalınca
Kedilerin sırrı
Mühendis işletmeci farkı
mokoko
ESRARKEŞ
Vampir Zevki
Azıtıyorsun
Polis Olmak
Sayısını hatırlasam
El öpme
UÇAK YOLCULUĞU
Delikanlı türk
ASD
this is arabic teknoloji
Başçavuş, Kaymakam ve Köylü
Her Başarılı Erkeğin Ardında
Deyyus Demirel
Paşa Zeki Müren
PARASIYLA DEĞİL Mİ ..?
KADIN ŞÖFÖR NASIL ANLAŞILIR ..?
BİR DELİNİN MAL BEYANI ..!
İDEAL ERKEĞİM NASIL BİRİ ..?
Tanrı'ya dava açtı
25. Yüzyıl Türk Uyarı Levhaları.
Şeffaf Transparan Etekler
Konforlu Salıncak
Domino Taşı Dizmek
Kadın Etkilemenin Ucuz Yolu
Komik Posta Kutusu