
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 5195 , Yorum : 74
Milattan önce üç yüz yetmişli yıllarda devrin önemli filozoflarından Eflatun"a öğrencileri sorarlar: "İnsan denince ne anlamalıyız hocam?"
Yakışıklı bir Amerikalı çiftci kasabaya inmiş. Bir kova, bir çekiç, iki tavuk ve bir de horoz satın almış. Çiftçinin bütün bunları taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş:
- Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı!
Çiftçi, adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye başlamış. Yakışıklı çiftçinin yolunu bir kadın kesip; "Affedersiniz, acaba Çılgın Boğa Çiftliği"ne nasıl gidebilirim?"
Çiftçi:
- Şansınız var, benim çiftliğim Çılgın Boğa"ya çok yakın. Atlayın kamyonete sizi götüreyim...!
Kadın:
- Peki ama, sizin beni şimdi bir duvara yaslayıp, öpmeyeceğinizi nereden bileyim?..
Einstein, konferanslarına hep özel şoförü ile giderdi. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein"a ;
"Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi.
Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulundu:
"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar" dedi.
"O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim."
Nezaket dersi veren öğretmen; "Çok lüks bir restoranda mükemmel bir kız arkadaşla yemekteyken, çişinizin gelmesi durumunda ne dersiniz" diye erkek öğrencilere sormaya başlar. Erkek öğrencilerde sırayla cevap verirler. İlk öğrenci direk dürüst bir şekilde "Çişim geldi, bi tuvalete gidiyorum" der. Ögretmen şaşırır, "Çok ayıp" der ve ikinci ögrenciye yönelir.
Alaska'da bir bardan içeri iki İngiliz girmişler ve içki söylemişler. Bir süre sonra bir tanesi barmene
- Buralarda siyah kadın bulunur mu ?
- Hayır, bulunmaz elbet.
- Peki buralarda siyah beyaz kadın bulunur mu ?
- Bulunmaz tabi
Bunun üzerine Laz arkadaşına dönerek :
- Sanırım dün gece iki penguenleydik.
emdiey
İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş. "Baba, Merhaba.. Ben Lale...." "Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..." "Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..." "Hayırdır? Bir sorun mu var?... Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir: "N'ooldu kızım? Anlatsana..." "Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..." "Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin
Hande mi yener Funda mı arar... Hayır, Seray sever . Bu üçüne önce Nejat işler, sonra da Ahmet çakar. Bu geyik Celal"i Bayar... Ve bu geyiğe dayanamayan Ferhat göçer... yıllar sonra bunlar tarih olur... O tarihi de Gönül yazar, Mehmet okur....
Adamın biri uçurumun kenarına oturmış dertli dertli "23, 23, 23, ..." diye sayıyordu. Oradan geçmekte olan bir adam merak edip sordu:
"Niçin böye sabit takılmış bir sayıya saymaktasın?"
Öğretmen matematik dersinde sorar:
"Beş elma, bir karpuz ne yapar?"
Ali biraz düşünür ve cevap verir:
Kadının başı çok ağrıyormuş. Demişler ki bir psikiatrist var. Harika tedavi ediyor. Neyse, gitmiş doktora, akşam eve gelince kocası sormuş
- "Ne oldu" diye.
- "Valla, bana telkin önerdi, bir yere oturup kafamı iki elimin arasına alıp sallana sallana "bu kafa benim değil, bu kafa benim değil" diye tekrarlayacakmışım."
karadenizliler birgün rusya ya savaş açmışlar ruslar füzelerle ateş ediyorlarmış bizimkiler de kuş tüfekleriyle:) sonra bi yaşlı adam gelmiş demiş "la nepaysunuz burda" adamlar da demişler "rusya yla savaşıyoz amca" ihtiyar adam demiş "la koskoca rusya yla kuş tüfeğiylemi savaşaysunuz" adamlar demişler neyle savaşalım emmi. tabi İhtiyar demiş " la
Akşamdan kalma adam, büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış.
Zorlukla gözlerini açıp yerinden doğrularak, şöyle bir etrafına bakınmış.
Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor.
Yatağın ayakucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş.
Aspirinleri içerken, komodindeki not dikkatini çekmiş;
Sevgilim, günaydın. Kahvaltın mutfakta. Ben alışverişe
çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum...
ODTÜ" de yemekhaneye giren bir öğrenci tüm yerler dolu
olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
Profesör kaşlarını çatarak: " Öküzler ve kuşlar aynı masada
oturamaz!"
Öğrenci: "O zaman ben uçuyorum..."
Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve
sınavının başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.
İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. İyice sıkıştıklarını farketmişler ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar. Bir mezarlığın yanından geçerken biri
- "hadi şurda yapalım kimse görmeden" demiş, başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda işlerini bitirmişler.
Bir şirketin patronu, çalışanlarının onu ciddiye almamasından ve saygı göstermeden her zaman kafalarına göre çalışmalarından yakınıyormuş. Bir gün şirketten içeri elinde koca bir tabelayla girmiş.
- Toplist
Değer Bilmek
Sarışın Erkek
Her yerim ağrıyor
Yardım Edin
Kurallar
Uzay Yakıtı
üç mühendis yolda kalınca
Kedilerin sırrı
Mühendis işletmeci farkı
mokoko
ESRARKEŞ
Vampir Zevki
Azıtıyorsun
Polis Olmak
Sayısını hatırlasam
El öpme
UÇAK YOLCULUĞU
Delikanlı türk
ASD
this is arabic teknoloji
Paşa Zeki Müren
PARASIYLA DEĞİL Mİ ..?
OKUL DİYALOKLARI ..!
PRÖFÖSÖR , ÖKÜZ VE KUŞ ..!
MATEMATİK SINAVI ..!
KADIN ŞÖFÖR NASIL ANLAŞILIR ..?
BİR DELİNİN MAL BEYANI ..!
İDEAL ERKEĞİM NASIL BİRİ ..?
Tanrı'ya dava açtı
25. Yüzyıl Türk Uyarı Levhaları.
Konforlu Salıncak
Domino Taşı Dizmek
Kadın Etkilemenin Ucuz Yolu
Komik Posta Kutusu
Fazla Kilolarınız mı var