Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 5161 , Yorum : 74

<< İlk  << Geri  [1] / [153] İleri >> Son >>
 

Küçük Temel"in sınıfında hoca öğrencilerin birer birer tahtaya gelip bir cisim çizmelerini ve tarif etmelerini istemiş.

İlk olarak Dursun kalkmış tahtaya ve...

Yatay bir cizgi cizip : "Bu, yeryüzü" demis.

Hoca tesekkür etmis ve yerine gondermis.

Ikinci olarak Fadime kalkmis tahtaya ve ...

Devamı >>

 

Yağmur gök ile yerin evlenmesi olarak nitelenir. Bu nitelemeden yola çıkılırsa, gök gürültüsü bu evliliğin yüksek ritimli düğün müziğidir. Evlenen, artı yüklü bulutlarla eksi yüklü bulutlar; yağmur bu çiftin sevimli çocuğu, gök gürültüsü de çocuğun kulağına okunan ezandır. Ne düğün müziği olmayan evliliğin neşesi, ne kulağına ezan okunmayan çocuğun bereketi olur. Öyleyse gök gürültüsü yağmur kadar güzel ve sıcak, tatlı bir yumurcak kadar da cana yakın ve sevimlidir.

Devamı >>

 

Çayın alt demliği evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur..
Üst demlik evdeki gelindir; alt demlik kaynadikça o olgunlaşır, demlenir...
Gelinin kocası ise bardaktir; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...
Çocuklar çayın sekeridir; tat verir...

Devamı >>

 

Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve yüksek sesle Cami Cemaatine sorar : ""Aranızda müslüman olan var mı ?"" korkudan kimse bişey diyemez. Bir müddet sonra yaşlı bir adam ayağa kalkar ve " ben müslümanım" der. Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar.

Devamı >>

 

Milattan önce üç yüz yetmişli yıllarda devrin önemli filozoflarından Eflatun"a öğrencileri sorarlar: "İnsan denince ne anlamalıyız hocam?"

Devamı >>

 

Yakışıklı bir Amerikalı çiftci kasabaya inmiş. Bir kova, bir çekiç, iki tavuk ve bir de horoz satın almış. Çiftçinin bütün bunları taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş:

- Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı!

Çiftçi, adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye başlamış. Yakışıklı çiftçinin yolunu bir kadın kesip; "Affedersiniz, acaba Çılgın Boğa Çiftliği"ne nasıl gidebilirim?"

Çiftçi:

- Şansınız var, benim çiftliğim Çılgın Boğa"ya çok yakın. Atlayın kamyonete sizi götüreyim...!

Kadın:

- Peki ama, sizin beni şimdi bir duvara yaslayıp, öpmeyeceğinizi nereden bileyim?..

Devamı >>

 

Einstein, konferanslarına hep özel şoförü ile giderdi. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein"a ;
"Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi.
Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulundu:
"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar" dedi.
"O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim."

Devamı >>

 

Nezaket dersi veren öğretmen; "Çok lüks bir restoranda mükemmel bir kız arkadaşla yemekteyken, çişinizin gelmesi durumunda ne dersiniz" diye erkek öğrencilere sormaya başlar. Erkek öğrencilerde sırayla cevap verirler. İlk öğrenci direk dürüst bir şekilde "Çişim geldi, bi tuvalete gidiyorum" der. Ögretmen şaşırır, "Çok ayıp" der ve ikinci ögrenciye yönelir.

Devamı >>

 

Alaska'da bir bardan içeri iki İngiliz girmişler ve içki söylemişler. Bir süre sonra bir tanesi barmene - Buralarda siyah kadın bulunur mu ? - Hayır, bulunmaz elbet. - Peki buralarda siyah beyaz kadın bulunur mu ? - Bulunmaz tabi Bunun üzerine Laz arkadaşına dönerek : - Sanırım dün gece iki penguenleydik.

emdiey

Devamı >>

 

İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş. "Baba, Merhaba.. Ben Lale...." "Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..." "Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..." "Hayırdır? Bir sorun mu var?... Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir: "N'ooldu kızım? Anlatsana..." "Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..." "Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin

Devamı >>

 

Hande mi yener Funda mı arar... Hayır, Seray sever . Bu üçüne önce Nejat işler, sonra da Ahmet çakar. Bu geyik Celal"i Bayar... Ve bu geyiğe dayanamayan Ferhat göçer... yıllar sonra bunlar tarih olur... O tarihi de Gönül yazar, Mehmet okur....

Devamı >>

 

Adamın biri uçurumun kenarına oturmış dertli dertli "23, 23, 23, ..." diye sayıyordu. Oradan geçmekte olan bir adam merak edip sordu:
"Niçin böye sabit takılmış bir sayıya saymaktasın?"

Devamı >>

 

Öğretmen matematik dersinde sorar:
"Beş elma, bir karpuz ne yapar?"
Ali biraz düşünür ve cevap verir:

Devamı >>

 

Kadının başı çok ağrıyormuş. Demişler ki bir psikiatrist var. Harika tedavi ediyor. Neyse, gitmiş doktora, akşam eve gelince kocası sormuş
- "Ne oldu" diye.
- "Valla, bana telkin önerdi, bir yere oturup kafamı iki elimin arasına alıp sallana sallana "bu kafa benim değil, bu kafa benim değil" diye tekrarlayacakmışım."

Devamı >>

 

karadenizliler birgün rusya ya savaş açmışlar ruslar füzelerle ateş ediyorlarmış bizimkiler de kuş tüfekleriyle:) sonra bi yaşlı adam gelmiş demiş "la nepaysunuz burda" adamlar da demişler "rusya yla savaşıyoz amca" ihtiyar adam demiş "la koskoca rusya yla kuş tüfeğiylemi savaşaysunuz" adamlar demişler neyle savaşalım emmi. tabi İhtiyar demiş " la

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer