
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 5195 , Yorum : 74
Kenan Evren Zeki Müren"in kulağına eğilip; Zeki bey sizden bir ricam var beni kırmazsınız umarım demiş.
Zeki Müren: Estağfurullaf efendim
Kenan Evren: Zeki bey bugün Bodrum"da nereye gittiysem sizden hep paşa diye diye sözettiler bunun nedenini söyleyebilirmisiniz.
Zeki Müren: Efendim isterseniz akşamın güzel gidenin havasını bozmayalım bu konu aramızda kalsın.
Kenan Evren: Zeki bey ısrar ediyorum.Lütfen beni kırmayınız.
Baklavacı güllüoğullarını herkes tanır . Onların büyük büyük dedeleri Ali Güllü , Gaziantep'te sevilen bir sima ... Ama adamın ağzı çok bozuk . Hem öyle bozuk ki , ana avrat düz gidiyo adam . Antepte tahmis kahvehanesi vardır , orada insanlar toplanmış sohbet ediyor . İçlerinden birisi demişki : -Yav ağa
* Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir? Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1) * Kimlere zekat verilmez? Cevap: Şeytana. (İlkokul 5) *Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır? Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3) * Mondros'u açıklayınız. Cevap: Mondros kimdir bilmiyom (Orhan/8) *İneğin midesi kaç bölümdür? Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1) *Servet-i Fünun
Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.Profesör kaşlarını çatarak: -Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!" Öğrenci: -O zaman ben uçuyorum... der. Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.Profesör
GERÇEK OLAY Soru, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinin İşletme Matematiği kitabından gerçek bir alıntıdır. Hiç dokunulmadan ve yorumsuz şekliyle verilmiştir: Kitap Adı: İşletme Matematiği Yazar: Prof. Dr. Müh. Yılmaz Tulunay Sayfa: 173 Soru : Amerika'ya lisansüstü çalışmalar yapmak üzere giden Mehmet, iki kız arkadaş edinmiştir.
Arkan Sağlam mı? "Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar... Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş... Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş... Sonunda sabırlar tükenmiş... Susturmak için başlamışlar
Aşağıda ki şiir, divan edebşiyatının saygın şahsiyetlerinden Sümbülzade Vehbi Efendiye aittir. Osmanlı sultanının "Bana öyle bir şiir yaz ki, bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise içimden seni ödüllendirmek gelsin" talebi doğrultusunda kaleme alınmıştır.
Bezm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
Lal-u şarap içürem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.
Öğlen saatleri. Trafikteyim. Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum. Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor...
bu olay inanması zor ama tamamen gerçektir.Zonguldakta sene 1998 o zaman 3 arkadaş 2. ligde olan kilimlispor - hatayspor maçını seyretmeye gittik aynı zamanda amatör olarak top oynuyoruz üçümüzde. birimiz kaleci adı murat. Ben sinan diğer arkadaşımın adıda Osman. ilk yarının ortalarında murat bize dönerek: bu kaleler çok ufak geldi bana ben bile bu kalelerde gol yemem dedi. tabi biz ciddiye almadık. 5 dak. sonra yine bize dönerek: valla bu kalelerde birşey var dedi çok ufak baksanıza kaleci zayıf ama kaleyi kaplıyor. artık biz dayanamadık ya dedim; orda 4. hakem var,gözlemci var, saha görevlisi var, bırak onları kaleciler var onlar ordan göremiyorlarda sen mi görüyorsun hem dünyanın neresinde görülmüş kalelerin küçük olduğu kes sesinide maç seyredelim dedim. ama tartışmamız maç bitene kadar devam etti, tabi biz muratla dalga geçmeye devam ediyoruz. neyse maç1-1 bitti ve biz evlerimize gittik. ertesi gün yani pazar günü akşam murat aradı çabuk maraton programını aç dedi. bende onu seyrediyordum zaten dedim.canlı yayında erman toroğlu aynen şu ifadeleri kullandı:dün oynanan kilimli spor hatayspor maçında 4. hakemin (gözlemcide olabilir) yaptığı ölçümlere göre saha direklerinin enden 7 cm küçük olduğu anlaşılmıştır. bu sahadaki tüm maçların iptal olması gerekmektedir....inanın şaşkınlıktan öyle kalakaldım.bu olayda hayatımın en ilginç anısı olarak kaldı...
Bundan yıllar önce Isparta'nın Eğirdir ilçesine bir otobüs dolusu Alman turist gelmiş. Başlarında ise o bölgeye ilk defa gelen Türk rehber varmış. Turistler iyice gezip turu bitirdikten sonra tuvalet ihtiyaçları olduğunu söylemişler rehbere. Rehber de onları ilçe merkezindeki halk tuvaletine götürmüş. Turistler sıra ile içeriye giriyorlar ve her çıkanın suratında bir mutluluk okunuyormuş. Bir tanesi rehbere:
- Siz Türkler rahatınıza çok düşkün insanlarsınız, çok rahat bir tuvalet yapmışsınız.
Deyince rehber merakla tuvalete girip bakmış. Normal alaturka bir tuvalet. Bir anlam verememiş ve aynı turiste yaklaşıp tuvaletin neyini rahat bulduğunu sormuş. Cevap şöyle olmuş:
- Bizim tuvaletlere tüner gibi otururuz, sizin tuvalete oturup ayaklarımızı uzatabiliyoruz, yanlarada dirseklerimizi koyabilmemiz için yer yapmışsınız çok rahat çok...
Küçük bir tavşan birgün bir eczaneye gider ve;
-Havuç var mı havuç?diye sorar ...şaşıran eczacı "yok"diye yanıtlar ve tavşan gider.Ertesi gün tavşan tekrar gelir ve eczacıya ;
-Havuç var mı havuç? diye sorar .eczacı sinirlenerek "yok" der ve tavşam gider.Ertesi gün eczacı tavşanını yıne dükkanında görür ve tavşanın "Havuç var mı havuç "sorusuna karşılık onu "Al sana havuç" diyerek dişlerini dökene kadar döver.Tavsan ertsei gün tekrar gelir ve sorar;
-Havuç suyu var mı havuç suyu?
bu bir kamyonun arkasında yazıyordu:
hatalıysam hata yaz 3650 ye yolla 'hatasız kul olmaz melodisi' cebine gelsin
Arkadaşımla otobüse binmiş kalkması için bekliyorduk.Tam o sırada yaşlı bir bayan binmiş akbil basarken,kadın;
-Kaptan hemen kalkar mı ?diye sormuştu ;
şoförde;
- Sen otur hemen kalkar.
Deyince gülmekten yerlere yatmıştık. Şoförde bizi yaka paça dışarı atmıştı.
Büyük sehirlerimizden birinde iki bayan gezmeden dönerlerken dolmusa biniyorlar. Dolmusta o an icin bir önde bir de arkada yer var.Birisi öne digeri arkaya oturuyor haliyle. Önde oturan hemen cikarip iki kisilik ücreti veriyor dolmus söförüne. Arkada oturan bayan da ücret vermeye niyetlenince öndeki bayan arkaya sesleniyor:
-"Naimeeee, ben önden verdim zaten. Bir de sen arkadan vermeee!. "
Bir Gün Ali Ahmet Mehmet Bir Ormana Gitmisler.Ormanda Bir Agacin Üstüne Ahmet Ve Mehmet Cikmisti.Ali İse Asagida Kalmisti.Ormanda Kizildereliler Varmis.Kizildereliler Demiski Senin burda Ne İsin var demis. Ali de demis ki Arkadaslarimi Bekliyorum..Tabi Kizildereliler Buna inanmaz. Aliyi güzel bi döverler. Sonra ikinci günüde Ahmet Ve Mehmet Agacin tepesine Cikmis Ali yine Asagida Kalmis Kizildereliler Yine Aliyi Dövmüs.Sonra da Ahmet Ve Mehmet demiski Ali hep biz Yukariya cikiyoruz.Birazda yukariya sen Cik demis.Ali de Cikmis.Kizildereliler de demiski:Ya hep biz asagidakini dövüyoruz birazda yukardakılerini dövelim demis ve ali yine dayak yemis...
- Toplist
Değer Bilmek
Sarışın Erkek
Her yerim ağrıyor
Yardım Edin
Kurallar
Uzay Yakıtı
üç mühendis yolda kalınca
Kedilerin sırrı
Mühendis işletmeci farkı
mokoko
ESRARKEŞ
Vampir Zevki
Azıtıyorsun
Polis Olmak
Sayısını hatırlasam
El öpme
UÇAK YOLCULUĞU
Delikanlı türk
ASD
this is arabic teknoloji
Paşa Zeki Müren
PARASIYLA DEĞİL Mİ ..?
OKUL DİYALOKLARI ..!
PRÖFÖSÖR , ÖKÜZ VE KUŞ ..!
MATEMATİK SINAVI ..!
KADIN ŞÖFÖR NASIL ANLAŞILIR ..?
BİR DELİNİN MAL BEYANI ..!
İDEAL ERKEĞİM NASIL BİRİ ..?
Tanrı'ya dava açtı
25. Yüzyıl Türk Uyarı Levhaları.
Konforlu Salıncak
Domino Taşı Dizmek
Kadın Etkilemenin Ucuz Yolu
Komik Posta Kutusu
Fazla Kilolarınız mı var