Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 5079 , Yorum : 61

<< İlk  << Geri  [1] / [35] İleri >> Son >>
 

0’dan onunla başlarsın hayata
1 bakmışsın girivermiş hayatına

Devamı >>

 

Bir aile arabaları ile tatile giderlerken arabayı kullanan baba yolun karşısına geçmekte olan kurbağayı fark etmiş, frene basmış, arabadan inip onu karşı kaldırımın üzerine bırakmış.. Şükran dolu kurbağa önce teşekkür edip daha sonra adama 1 dilekte bulunmasını ve onu yerine getireceğini söylemiş..

Devamı >>

 

Ormanın birinde... Aslanlar toplanmış. "Yahu" demişler, "Hesapta kralız, açlıktan öleceğiz birader... Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor; fillere saldırsak, fazla büyük... Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor; e balık yakalayacak halimiz de yok... N’aapsak?"....

Devamı >>

 

-Ne kadar güzelsiniz
- Biliyorum... Onun için bu yaşta evliyim
- Pardon yenge


Adam kızın oturduğu masaya yaklaşır yanındaki boş sandalyeyi tutar ve dil sürçmek suretiyle
-Boş musunuz
-Hayır arkayı beşledik gör müyon mu
-Ben sandalye için sormuştum
-Ben sizi yanlız bırakayım o zaman

Devamı >>

 

Adamin tiki var, tek gözünü sürekli kirpiyor, bir isyerine müracaat etmis... Yonetici:
- Beyefendi okudugunuz okullar harika, sizi hemen ise alirdik ama gözünüzü sürekli kirpmaniz müsterileri rahatsiz eder" diye korkarim.
Bunun üzerine adam:
- Bir saniye, ben iki aspirin alirsam göz kirpmam duruyor, demis.
Ceketinin ceplerini karistirmaya baslamis; karistirirken bir prezarvatif çikmis, sonra kirmizi bir prezervatif, sonra yesil bir prezervatif, mor prezervatif, sari prezervatif, fosforlu prezervatif.. Sonunda iki aspirin tabletini bulmus, yutmus ve göz kirpmasi geçmis. Bunun üzerine yönetici:
- Beyim, iyi güzel de bizde birçok bayan çalisiyor, sizin gibi bir cinsi sapigi ise alamayiz!, demis Bizimki:
- Ne sapigi kardesim, ben çok mutlu evliligi olan bir adamim.
- Madem öyle bütün o prezervatifler ne demek oluyor?
- Siz hiç eczanede, eczaciya göz kirparak, "Iki aspirin" dediniz mi?

Devamı >>

 

Üç çocuk bakkala girmişler.1. çocuk ben bir lokum istiyorum demiş.bakkalda mevsim kış olduğundan lokumları kimse almaz diye sandığın en altına koymuş.lokumu almış çocuğa vermiş lokumu geri yerine koymuş.

2.çocuk bakkal amca bende bir lokum istiyom demiş.bakkal kızmış demin niye söylemedin demiş.lokumu yine yerinden almış.çocuğa vermiş çok yorulmuş bakkal.3. çocuğa sormuş sendemi bir tane lokum istiyorsun demiş.

Çocuk hayır demiş.bakkal lokumu yerine kaldırmış çok yorulmuş.Bitkin bir halde yavrum demiş sen ne istersin.

3. çocukta amca ben 2 tane lokum istiyom demiş.

Devamı >>

 

- Iyi ki dugunumuzu Belcika'da yapalim demissin
Goncagul
- Guzel oldu, degil mi Muhittin?
- Evet canim, herkes disarda evleniyor, bizim neyimiz
eksik?
- Beni kirmadigin icin tesekkur ederim.
- Sen istersin de ben yapmam mi bitanem?
- Muhittin, sana gecmisimle ilgili bir sey anlatmak
istiyorum.
- Once duvagini cozseydik Goncagulum.
- Cozeriz, dur bi... Cok onemli bu...
- Ee, ama sirasi mi simdi? Neyse, anlat bari...
- Ben kucukken tecavuze ugradim.
- Cok uzuldum bebegim. Ama su an kendini iyi
hissediyorsan önemli degil.
- Simdi iyiyim de bunlari bilmen lazim.
- Yakınlarindan biri tarafından mi?...
- Yok... Bi bakkal vardi bizim mahallede...
- Bakkal mi?
- Evet... Elma sekeri satiyordu, guzel cikolatalar
filan.
- Eee?
- Iste, bi gün bana, Cenk depoya gelsene dedi.
- Cenk kim?
- Anlatacagim bi tanem, sakin ol bi...

Devamı >>

 

adamin biri lokantaya gider garsona bana bir corba verirmisin demis,garson muzip biraz ,corbayi getirince beyfendi arkadan ne alirsiniz demis.adam kurnazgarsona cevap vermis oglum sen önümdekileri kaldir sonra arkadan döner verirsin.demis

Devamı >>

 

Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyor, bir yandan da pişpirik çeviriyorlarmış. İçlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görür ve;

" Ulan, Başbakan oldu yüzümüze bakmıyor. Eskiden böylemiydi be! Etrafımda dolanırdı! Hey be, zaman ne çabuk geçiyor..." der.

Kahvedekiler merakla sorarlar:

" Mustafa Abi? Sen nereden tanıyorsun Başbakanı yahu?"

Mustafa Abi istifini bozmadan cevap verir:

" Ulan üniversite yıllarında abilik ettim ona! Az ekmeğimi yemedi!! Gel gör ki şimdi bizi unutmuş baksana! "

Kahvedeki ahali inanmamış tabii ki. Mustafa Abi'de inandırmak için;

" Gelin ulan! Meclisin önüne gidiyoruz. Çıkışta yakalayacağız Ecevit'i. O zaman anlarsınız yalan mı, değil mi?"

Hep birlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çıkışta Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi'nin elini öpmeye kalkışır ve;

" Abim, Mustafa Abim; kusura bakma Başbakanlık bir dakika boş bırakılmıyor ki! Kusuruma bakma abi. "

Mustafa Abi kahve ahalisine şöyle bir bakar ve ahalinin acayip şekilde etkilendiğini görür.

Başka bir gün gene kahvede ahali ile televizon seyreden Mustafa Abi televizyonda Süleyman Demirel'i görür;

" Bu da öyle. Cumhurbaşkanı olunca kendisini birşey zannetti. Hayırsız çıktı bu da!!"

" Hadi canım. Ecevit'i belki şans eseri tanıyorsun ama buna inanmıyoruz!!"

Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarılır ve öpmeye kalkışır. Mustafa Abi buna izin vermez tabi. Demirel ekler;

" Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yıllardır göremiyordum seni. Tam da seni ziyarete gelecektim. " der.

Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakış atar ki artık ahalinin gözünde peygamber kadar yükselmiştir.

Yine birgün kahvede televizyon izlerken bu sefer televizyona Clinton çıkar. Mustafa Abi söze başlar;

" Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri? Tabi zengin oldun, Amerika'nında başına geçince unuttun bizi.. Hayırsız herif!!"

Ahali bu kadarının da fazla olduğunu söyler ve diğerlerinin belki bir şans eseri olabileceğine ama Clinton'u tanımasının imkansız olduğuna imece usûlü karar verirler.

Mustafa Abi'nin tabii ki kafası atar ve bazı köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapıdaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevli de sadece bir kişinin girebilecegini söyler. Köylüler düşünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanıdığını söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler.

Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapıdan kimse çıkmaz. Köylüler sıkılır. Penceredende bakma olanakları olamadığı için oradan geçen uzun boylu birine sorma kararı alırlar.

Şans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir. İngilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner;

" Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakıp neler oluyo, kaç kişi var bi baksana..."

Jordan camdan bakar ve cevap verir;

" Vallahi ne olduğunu bilmiyorum. İçeride 6 kişi var. Biri Mustafa Abi, diğerlerini tanımıyorum."

Devamı >>

 

Meclis Genel Kurul Salonu'nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş... Birinci marangoz:

"500 YTL olur bu iş." demiş... "200 YTL malzeme, 200 YTL işçilik, 100 YTL da kâr..."

Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:

"Siz aynı işi kaça yaparsınız?"

"2500 YTL..."

"Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?"

"1000 YTL bana, 1000 YTL size..." demiş ikinci marangoz, "500 YTL'de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar..."

Devamı >>

 

Bir rahibe Chicago uçuşu için havaalanındaymış. Beklerken bir köşede bir makine görmüş, üzerinde "hem kilonuzu ölçün hem geleceğinizi öğrenin" yazıyormuş.. rahibe "hmm bi deneyelim" diyerek makineye para atmış, üzerine çıkmış veee cazurt cuzurt makineden bir kağıt çıkmış. Rahibe kağıda bakmış şunlar yazıyor:
"Siz bir rahibesiniz, 80 kilosunuz ve Chicago'ya gidiyorsunuz" Tabi rahibenin pek hoşuna gitmiş, ama sonra "yok canım" demiş "bu herkese aynı şeyi söylüyodur." Derken rahibe bu işi iyice kafaya takmış bi daha tartılıcam bakalım nolucak diye, gitmiş para atmış tartılmış cazurt cuzurt veeee bu sefer çıkan kağıt şöyleymiş:
"Siz bir rahibesiniz, 80 kilosunuz, Chicago'ya gidiyorsunuz, ve 20 dakika içinde kendinizi gitar
çalarken bulacaksınız".
Rahibe "al işte biliyordum" demiş.."ben kiiim gitar çalmak kim.. amma da yalan" diye gitmiş yerine oturmuş. Birkaç dakika sonra rahibenin yanına bir kovboy gelmiş, sırtındaki gitarı rahibenin yanına
bırakıp "5 dakika sonra dönücem gitarımı biraz size bırakabilir miyim?"
demiş, gitmiş.
Bizim rahibe kucağındaki gitari evirip çevirirken bir süre sonra yavaştan gitarın tellerini tıngırdatmaya başlamış... O anda kafasında şimşekler çakmış: "Aman tanrım gerçekten makinenin söylediği gibi oldu, burda oturmuş gitar çalıyorum!!!"
Hemen kalkmış tekrar makineye gitmiş, para atmış, tartılmış.. ve cazurt cuzurt bu sefer şöyle bir kağıt çıkmış:
"Siz bir rahibesiniz, 80 kilosunuz, Chicago'ya gidiyorsunuz ve birazdan herkesin içinde gaz kaçıracaksınız" Rahibe bunu okuyunca çok kızmış: "Yoooo bu kadarı da fazla..ben hayatımda asla böyle birşey yapmadım bundan sonra da yapmam!!! Bu sefer attı tutturamadı" Hışımla yerine doğru yürürken birden paaaat diye ayağı kaymış, popo üstü yere oturmuş ve o anda pırrrrt diye gaz
kaçırıvermiş!!! Rahibe artık çılgına dönmüş "Hayır..hayır buna inanamıyorum.. tanrım bi kere daha denemeliyim!!!" Ve koşa koşa tekrar makineye gitmiş, para atmış, tartılmış, cazurt cuzurt veeee kağıt gelmiş:
"Siz bir rahibesiniz, 80 kilosunuz, burda gitar çalıp gaz kaçırmakla meşgulken Chicago uçağını kaçırdınız!!!!!!!"

Devamı >>

 

Fakır bır adamın zengın bır komsusu varmıs. Zengın adamın bırde Oscar adında bır kopegı varmıs. Zengın adam bır gun hayrına fakır adamı evımde doyurayım demıs ve evıne cagırmıs. yemekte adam kurufasulyeyı cok kacırmıs ve gazı gelmıs. Ayıp olur dıye kendını tutmus fakat dayanamamıs ve bıraz bırakmıs. Sesı duyan zengın adam Oscaaaaaar dıyerek kopege bakmıd. Fakır adam, herhalde kopegın gaz kacırdıgını zannettı dıyerek bıraz daha bırakıyım demıs. Adam yıne kopegıne donmus vedaha yuksek bır sesle Oscaaaaaaaaaaaaaaar demıs. Adam, ev sahıbı kesın kpegın yaptıgını zannettı dıyerek hepsını bırakıyımda rahatlıyım demıs ve felaket bır ses cıkmıs. Bunu duyan zengın adam telasla Oscaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaar kac yoksa adam ustune sıcıcak demıs. :)

Devamı >>

 

PADİŞAH KENDİNE YENİ BİR VEZİR ATAMAYA KARAR VERİR.HUZURA GELEN ÜÇ ADAYDAN BİRİNCİSİNE HÜNERİNİ GÖSTERMESİNİ SÖYLER
BİRİNCİ ADAY SARAYIN BALKONUNA ÇIKAR VE ELİNİ GÖZLERİNİN ÜSTÜNE KOYARAK BOĞAZIN KARŞI KIYISINA UZUN UZUN BAKTIKTAN SONRA PADİŞAHA DÖNEREK GÖRDÜM PADİŞAHIM DER
-KARŞI KIYIDAKİ YALINIZDA HANIM SULTAN NAKIŞ YAPIYOR.
PADİŞAH DA BALKONDAN KARŞI KIYIYA BAKAR AMA BİR ŞEY GÖREMEZ,YİNEDE BELLİ ETMEMEK İÇİN SESİNİ ÇIKARMAZ.SIRA İKİNCİ ADAYA GELİR.AYNI ŞEKİLDE İKİNCİ ADAY DA BOLKONA ÇIKAR VE ETRAFI DİNLEMEYE BAŞLAR.PADİŞAHA DÖNER VE DUYDUM PADİŞAHIM DER.NE DUYDUĞUNU SORAN PADİŞAHA.
-NAKIŞ YAPAN HANIM SULTAN ELİNDEKİ İĞNEYİ DÜŞÜRDÜ,TINN DİYE BİR SES ÇIKTI.
TABİ KİMSE DUYAMADIĞI İÇİN HERKES BİRBİRİNE BAKAR.PADİŞAH YİNE SES ÇIKARMAZ.
SIRA SON ADAYA GELMİŞTİR.
PADİŞAH ONUN HÜNERİNİ SORDUĞUNDA ADAM PADİŞAHIN KULAĞINA EĞİLİR VE
-PADİŞAHIM BEN DİĞERLERİ GİBİ GÖRÜP DUYAMAM AMA BÖYLE YALANCILARIN TAA A*ASI*I S*KERİM.

Devamı >>

 

Padişahlarımızdan biri bir şairimizi yanına çağırıp:
- Bana öyle bir şiir yaz ki ilk mısrasında seni idam etmek isteyeyim, ikinci mısrada ise seni altına boğmak isteyeyim. Şair uzun süre çalıştıktan sonra şu dizeleri yazmış:
Azm-i hamam edelim sürtüştürem ben sana
Kese ile sabunu rahat etsin cism-i can

Le-ü şarap içirip ıslattırıp ıslattırıp geçirem
Parmağına yüzüğü hatem-i zerderahşan

Eyil eyil sokayım iki tutam azmıdır
Lale ile sümbülü kahkülüne ey nevcihan

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam
Bir gümüş ibrik ile testine abı revan

Salınarak giderken arkandan ben sokayım
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman

Öyle bir sokayım ki kalmasın dışarda hiç
Düşmanının bağrına hançerimi nagihan

Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim
Yeter ki sen kulundan iste her zaman

Sen her sabah gelesin, bu kuluna veresin
Allahın selamını Esselamı alayküm

Devamı >>

 

Coca Cola'nın pazarlama temsilcilerinden biri Ortadoğu'daki
görevinden büyük bir hayalkırıklığıyla dönmüş.. Bir arkadaşı ona
sormuş:
"Sence Araplar üzerinde niye başarılı olamadınız?"
"Beni Ortadoğu'ya ilk gönderdiklerinde kendime çok güveniyordum,
bir tek sorun vardı o da arapça bilmememdi.. O yüzden onlara vermek
istediğim mesajı yanyana 3 poster halinde düzenledim..
1. posterde kızgın bir çölde kumların üstünde sürünen, susuzluktan
kavrulmuş bir adam...
2. posterde adam yerde bulduğu Coca Cola alıp içiyor..
3. posterde ise adam diriliyor ayağa kalkıyor ve capcanlı oluveriyor.."
"Eee bu harika bir reklam, niye işe yaramadı?"
"Arapların sağdan sola dogru okuduklarını bilmiyodum ki?!"

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer

Hit Türk Web Siteleri Toplisti
hosting